Hipnoz hakkında genel olumsuz yargılar çok yaygın. Bunun sebebi de konu hakkında çok farklı algıların olması, bilginin çarpıklığı ve azlığıdır. İnsanoğlu her zaman bilmediğine uzak ve tavırlı olarak kendini korumaya almıştır. Çünkü kişi, bilmediğinin düşmanıdır. Kafalarda soru işareti ile endişe ve güvensizolmanın başka bir sebebi de, filmlerde aksettirilen uç senaryolarla alakalıdır. Filmlerdeki kurgularla gösterilen uç örnekler kişilerin önyargı oluşturması yönünde çok etkili olmuştur. Şov -gösteri amaçlı olmaktan ziyade tedavide kulanılması, hastalıklarla mücadelede destek kuvvet olarak faydalı sonuçlar doğurmuştur. Bunu cümlelerle izahtan ziyade maddelerle açıklamak, sanırım konuyu daha anlaşılır hale getirecektir.
Kısaca maddelemek gerekirse;
1- Hipnoz, asla kendini kaybetme hali ve uyku değildir.
2- Hipnozda kişi konuşalanları hatırlar.
3- Hipnozda kişi isterse gözlerini açabilir ve konuşabilir.
4- Hipnoz, kişinin mahremini-sırrını ortaya döken bir çalışma değildir.
5- Hipnoz, kişi istemediği ve izin vermediği sürece oluşmaz, gerçekleşmez.
6- Hipnozda terapist adeta yönetici, yol gösterici, bir rehberdir.
7- Hipnozda transa geçme eylemini kişi kendisi gerçekleştirir.
8- Hipnoz bilinçaltıyla yapılan aktif ve destekleyici bir çalışmadır.
9- Hipnozun dili hayal ve oyundur.
10- Hipnoz, doğru uygulandığında değerli bir destek yöntemi olabilir.
11- Hipnoz ,sorunla başetmede otokontrolü güçlendirir.
12- Yan tesiri, ters etkisi diye birşey yoktur.
13- Hipnozdan uyanamama diye bir olumsuz durum olamaz.
Hipnoz; stres, uyku düzeni, sigara bırakma, kilo verme, öfke kontrolü ve yorgunluk gibi birçok konuda destekleyici bir yöntem olarak kullanılmaktadır.
Not: Bu çalışmalar tıbbi veya psikoterapi tedavisinin yerine geçmez. Sağlık sorunlarınız için lütfen bir hekime danışın.
